Isparta’nın yüksek kesimlerinde gül hasadı tüm hızıyla devam ediyor; binlerce çiçek, dünya kozmetik endüstrisinin en değerli ham maddesine dönüşmek için gün ağarmadan toplanıyor.
Dünya genelindeki gül yağı ihtiyacının yüzde 65’ini karşılayan Isparta’da, sezonun finali yüksek rakımlı arazilerde yaşanıyor. Mayıs ayında ovada başlayan hummalı çalışmalar, serin iklimin etkisiyle geç çiçeklenen dağ köylerinde devam ediyor.
Emek yoğun süreç: 90 bin metrekarelik devasa üretim alanı
Gönen ilçesindeki Güneykent beldesinde 25 yıldır gül yetiştiriciliği yapan Yasemin Çarkçı, sürecin perde arkasındaki zorluklara dikkat çekiyor. 90 dönümlük arazide, her sabah saat 04.00’te başlayan mesai, hayvan bakımı ve hazırlıkların ardından saat 05.00’te bahçelere girişle devam ediyor.
Çarkçı, dünyaca ünlü parfümlerin ana maddesi olan gülün, topraktan fabrikaya uzanan yolculuğunun ciddi bir sabır gerektirdiğini belirterek, bir kadın girişimci olarak bu sürece liderlik etmekten mutluluk duyduğunu ifade ediyor.
Nesiller boyu süren gelenek
Hasat sahalarında ter dökenlerin büyük çoğunluğunu ise kadınlar oluşturuyor. Çocukluk yıllarından beri gül bahçelerinde çalışan Sevgi İliksiz, bu zahmetli işin artık hayatının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor. Sıcak hava ve dikensiz dalların zorluğuna rağmen, bu mesleği bir tutkuya dönüştüren işçiler, evlerinin geçimini de bu sayede sağlıyor.
Aile geleneği olarak gülcülüğü devam ettiren emekli üretici Davut Olacak ise, bu kadim mesleğin kuşaktan kuşağa aktarılmasının önemine değiniyor. Yüksek kesimlerdeki hasadın önümüzdeki günlerde noktalanmasıyla birlikte, toplanan mahsuller gül suyu ve gül yağı olarak işlenmek üzere fabrikalara gönderilecek.